ANKARA'YI KARIŞTIRAN İDDİA
Kuzeyin oğlu mahkemelik oldu
Migrene karşı bitkisel çözüm
"YAVŞAK" KAVGASI !
31 Temmuz 2010 Cumartesi
EĞİTİMHABER SİTELERİSAĞLIKYARARLIAKP tecavüz ederken yakalandıCHP Genel Başkanı Deniz Baykal partisinin Grup toplantısında konuşuyor. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal partisinin Grup toplantısında konuşuyor. Baykal, AK Parti için, "İktidar hukuka tecavüz ederken yakalandı" dedi. İşte Baykal’ın konuşmasından satır başları:
DARBE TEHLİKESİ OLMADIĞI İÇİN ASKERLER TUTUKLANIYOR Büyük hukuk cinayetleri işleniyor. Bunlara karşı toplum olarak gereken tepkiyi göstermeliyiz. Tepkiyi de sadece belli özelliği olan insanlar için değil haksızlığa maruz bırakılmış olan herkesle ilgili göstermeliyiz. Hukuk bütün değil mi? Birilerine göre bir hukuk diğerine göre başka hukuk. DGM bu çarpıklığı temsil ediyordu kaldırıldı yerine özel yetkili ağır ceza mahkemeleri getirildi. Gizli tanık. Gizli tanık olabilir. ABD’de de var ama Türkiye’de iş çığırından çıktı. Yaptığı tanıklıktan mahcup olacağı için insanlara gizli tanık diye imtiyaz veriliyor. HUKUKUN SAYGINLIĞI KORUNMALI BU İKTİDAR HUKUKLA ÇATIŞIYOR SEÇİM GELİYOR
Tarımdaki gizli işsizlik dolayısıyla bu rakam daha aşağıya çekilmektedir. Ama bu bizi yanıltmamalıdır. Gençlerdeki işsizlik ise yüzde 25’in üzerine çıkmıştır. Yani her 4 gençten biri işsizdir. Resmi rakamların tespit edebildiği işsiz sayısı 860 bin kişi artmıştır. İşsizlik 2001 krizinden sonra yüzde 10 düzeyindeydi. Bugün ise yüzde 17’nin üzerine çıkmıştır. Yani yarı yarıya artış göstermiştir. Bu tablonun arkasında AKP’nin insan ve üretim odaklı değil, rant ve finans odaklı ekonomi politikaları yatmaktadır. Tarıma sahip çıkılmadığı için, fabrikalar kapatıldığı için bu işsizliğin oluştuğunu anlatıyoruz. 15 MİLYON İNSAN YOKSUL Asgari ücretten vergi alınmaktadır. CHP’nin ısrarının ne kadar yerinde olduğu ortaya çıkmıştır. Yoksullaşma bir gerçek olarak ortaya çıkmıştır. Sadece ocak ayında yaşanan enflasyon artışı neredeyse işçinin alacağı ücret artışını ortadan kaldırmıştır. Bu kabul edilebilir bir tablo değildir. 8 YILDA BORÇ İKİ KATINA ÇIKTI Türkiye’nin borç yükü 8 yılda 80 yıldaki toplamın iki katına çıkmış, 8 yılda 80 yılda yapılanlar satılmıştır. Bu borçlar nasıl ödeniyor, faizle ödeniyor. Peki bu faizden kim kazanıyor. Bu faiz çarkı fakirden al zengine ver çarkıdır. Bu AKP politikasıdır. Sadece “fakirden al zengine ver” değil, “bu memleketin insanından al başka ülkelerin insanına şirketlerine” ver çarkıdır. En yüksek harcama bugün faiz harcamasıdır. Bu tablo çok net ortaya çıkmıştır. DANIŞTAY’IN KARARI HÜKÜMETE İBRET OLSUN Bu kararla Danıştay kamunun devletin çalıştırmış olduğu işçilere karşı sorumluluğu doğrultusunda bu kadar keyfi bir tercih uygulayamayacağını, silip atamayacağını, onların da devletin dikkate almak zorunda olduğu hakları olduğunu ortaya koymuştur. Türkiye’de umursamazlığın, yok saymanın hukuk dünyamıza egemen olmadığını bu kararla bir kez daha görmüşüzdür. Danıştay’ın bu kararı hükümete ibret olsun. Hükümet bu karardan bir ders çıkarsın. Bu olayın arkasında nasıl iktidar yanlışlarının yattığını hep söylüyoruz. Siz bu kadar yanlış yapacaksınız orada ekmek mücadelesi veren insanları silip atacaksınız. Olmaz öyle şey. Orada kimse hakkından fazlasını istemiyor ama hakkını da vermek istemiyor. Yeter artık şimdiye kadar burnunu sürttürdüklerin, Tekel işçisine bari saygı göster. CİNLER TEPEME ÇIKIYOR 300 milyon lira o günün kurlarına göre, bugün yaklaşık 250 milyon dolardır. Tekel’in 5 sigara fabrikası, geniş değerli arsalarıyla 1 milyar 720 milyon dolara satıldı. Bu fabrikalardan sadece Samsun’dakinin yıllık faaliyet karı 600 milyon dolardı. Şimdi Tekel deyince bunlar aklımıza geliyor. Tekel işçisine bakarken bunlar geliyor gözümün önüne. İşçilere yönelik saygısız ifadeler sarf edilince cinler tepeme çıkıyor bunları görüyorum. Türkiye’de bu konular birikti. İnşallah CHP iktidarında bunların hesabını teker teker soracağız. Tekel işçileriyle iftihar ediyoruz. Türkiye’ye örnek olmuşlardır. Nasıl hak mücadelesi verilir bunu örneğini vermişlerdir. Türkiye’deki sosyal bilincin yükselmesine katkı sağlamışlardır. Tekel işçilerini en çok kim seviyor biliyor musunuz, Kızılay’daki esnaf seviyor, esnaf. Hükümetin bu Tekel işçilerine bu kadar zalim davranmasını anlamak mümkün müdür? HUKUK KRİZİ YAŞANIYOR Kısa bi4r süre önce ortaya deniz kuvvetlerinde amirallere suikast iddiası ortaya atıldı. Suçlamalar yapıldı, belgeler çıkarıldı, iddialar atıldı. Suçlanan bir yarbay ikinci kez savcılığa çağrılınca bir mektup bıraktı ve intihar etti. Bu intihardan 19 gün sonra onun yazısı denerek ortaya atılan belge incelendi ve görüldü ki Ali Tatar’ın yazısı değildir. Şimdi 19 gün sonra gerçek ortaya çıktı ki Ali Tatar’ın hiçbir ilgisi yoktur. Gözaltına alınan diğer teğmenlerin de yazıyla ilgisi olmadığı ortaya çıktı. Peki o yazı nasıl oraya girdi. O yazı bir hayatın kaybolmasına, ailelerin ızdırabına neden oldu. Bunu kim niye yaptı? Böyle hukuk olur mu? Ali Tatar’ın hesabını kim verecek. İntihara yol açan bir süreç işletildi bu hesabı kim verecek? Şimdi yaşananların iç yüzü bakalım ne zaman ortaya çıkacak ve o zaman ne olacak. ERZİNCAN SAVCISI NASILERGENEKON SANIĞI OLDU? Kim bilir ne zaman şimdiki tutuklamaların yanlış olduğu ortaya çıkacak. O zamana kadar hangi acılar yaşanacak. İnsanların tanıdıkları var tanımadıkları var. Benim tanıdığım kendini kurtarırsa ilgimiz kaybolacak mı? Bütün Türkiye yakından izlemelidir. Kamuoyu olarak hepimiz burada haksızlığa maruz kaldığını gördüğümüz herkesle ilgilenmeliyiz. Herkesin haksızlığa maruz kalabileceğini bir ilke edinmeliyiz. Herkes masumiyetini ispat etmeye zorlanıyor. Haber Kaynağı: ensonhaber
Bu haber 131 kez okundu Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|
![]()
|