2009 yılında da yine AP’nin belirleyici grupları muhafazakar ve sosyalistler arasında uzlaşı sağlanmış ve Polonyalı Herzy Buzek başkanlığa getirilmişti. Buzek'in görev süresi sona erdiğinden, yeni bir başkan seçimi, yapılıyor.
Schulz'un başkanlığına kesin gözüyle bakılan, seçimde Liberal Diana Wallis'in de aday olacağı ancak Wallis'in 736 oydan en fazla 100'ünü alabileceği ifade ediliyor.
Bu arada, Martin Schulz'ın AP Başkanlığı'na getirilmesiyle birlikte boşalan Sosyalist Grup Başkanlığına ise halen Grup Başkan Yardımcılığı'nı yürüten, eski Türkiye Raportörü Avusturyalı Hannes Swoboda’nın getirilmesi bekleniyor.
Öte yandan, Türkiye’yi de yakından izleyen diğer deneyimli parlamenterlerden biri olan AP’nin ağır toplarından Alman Hristiyan Demokrat Elmar Brok’un Dışişleri Komisyonu Başkanlığı’nı üstleneceği belirtiliyor.
AP Başkanlığına seçilmesine kesin gözüyle bakılan Schulz, 1994 yılından bu yana AP üyesi. Martin Schulz, "çok siyasi" bir parlamenter olarak da tanımlanıyor.
Schulz, 2003 yılında dönemin İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ile tartışmasıyla da uluslararası medyada manşet haberlerle gündeme gelmişti.
Berlusconi, Shulz’un kendisini İtalya’daki iç politika nedeniyle sert dille eleştirmesi üzerin, “Sayın Schulz, İtalya’da Nazi toplama kampları konusunda bir film yapan bir prodüktörü tanıyorum. Sizi Kapo (toplama kamplarında gözetici görevi verilen esirler) rolü için tavsiye edeceğim. Mükemmelsiniz” diyerek hakaret etmişti.
TÜRK DEVLETİNE ELEŞTİREL YAKLAŞIYOR
Schulz, Türk Devleti'ne eleştirileriyle ve Kürt dostu tavırlarıyla da biliniyor. AB üyeliği, demokratikleşme, insan hakları, dış politika gibi konularda Türkiye’ye yönelik eleştirileri olan Schulz, son olarak da geçen ay Ankara’nın Rumlar'ın Akdeniz’deki gaz arama faaliyetleri konusunda ki yaklaşımlarını, AB’ye katılmayı arzulayan bir ülkenin, AB üyesi bir devleti “tehdit” etmesinin kabul edilmeyeceğini söylemişti.
SCHULZ'UN KÜRT SORUN HAKKINDA GÖRÜŞLERİ
Martin Schulz, Türkiye’de etnik halk ve toplulukların anadil ve kültürlerini özgürce yaşamaları gerektiğini ve kültürel otonomiyi destekliyor.
Türkiye’de Kürtlere otonomi tanınması savunan Schulz, Kürt sorununun ancak geniş bir otonomi ile çözüleceğini düşünüyor.
AKP ve Erdoğan’ın Kürt sorunun çözümünde bir muğlaklık içinde olduklarını düşünen Martin Schulz, “Hükümet bu ciddi soruna dair bir gün olumlu bir şey yapıyor, bir sonraki gün bu adımı boşa çıkaran yeni bir adım atıyor” diyor.
Martin Schulz’un Kürt sorunu hakkında görüşleri şöyle:
''Avrupa Birliği’ne girmek isteyen Türkiye, sivil haklara, temel haklara, insan halkarına saygı duymalı. Bazı etnik farklılıklarından dolayı kendi vatandaşlarının haklarını kabul etmeyen bir ülke, Avrupa Birliği’ne giremez.
Eğer Kürtlere yapılan muameleler yeniden görülür ve tekrar edilirse, bu, müzakereler için çok büyük bir engel olur.
Kürt sorunu her zaman bir Avrupa sorunu oldu. Kürtlerin haklarının tanınmasını yakından takip ettim ve takip etmeye devam edeceğim.''
anf
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!