5 Temmuz 2010 tarihli gazetemizin manşet haber olan “Kilise de neler oluyor?” haberimiz ile ilgili haberimizden iki hafta geçmesine rağmen konunun muhatabı olan Metropolit Melki Ürek veya Kilise yetkilileri bir açıklama yapmazken, konu ile ilgisi olmayan birisi tarafından, haberimize istinaden bir köşe yazılması bizleri hayrete düşürdü.
Yeniyol Gazetesi olarak Kilisede Neler Oluyor? Başlıklı haber öncesine kadar Kilise ve kilise yetkilileri hakkında her hangi bir olumsuz haber yapmadık. Davet ettikleri her etkinliklerine icabet edip, haberlerini yaptık.
Son olarak Kilise heyeti Valilik, Belediye ve il Müftülüğünü ziyaret etmiş, bu ziyaretlere gazetemiz haber amaçlı davet edilmiştir.
Bir gün öncesi ısrarla protokol ziyaretleri için Adıyaman basını davet edilirken, bir gün sonra kilisede yapılan törene Adıyaman basını içeriye alınmadı.
Burada bizim yerimizde kim olsa demez mi bir gün önce bizi haber amaçlı davet ediyorsunuz, bir gün sonra da haber amaçlı gelen basını içeriye almıyorsunuz?
Yeniyol Gazetesi olarak bizim hiçbir şekilde kimseyle bir alıp veremediğimiz yok, herkesin dini, düşüncesi, görüşü ve siyasi görüşü ne olursa olsun saygı duyduk ve duyarız.
Yeniyol Gazetesi olarak Kilise ve Metropolit Melki Ürek’le ilgili haberlere her zaman yer yerdi.
“Kilise Bir İbadethanedir” yazılı köşe yazısıyla haberimizi ve gazetemizi eleştiren köşe yazarını konuları önce iyi öğrenmesini ondan sonra olayı kaleme almasını beklerdik. Ancak her ne hikmetse Kilise Avukatı gibi davranması bizleri üzmüştür.
Gazetemizin haberinde, kilisenin bir ibadet yeri olmadığını ile ilgili bir beyan ve demecin olmadığını bizden iyi bilen o arkadaş, bizim kiliseye saygılı olmaya davet ederken, şunu çok iyi bilmesi gerekiyor; Yeniyol gazetesi olarak bugüne kadar yaptığımız haberlerde hiçbir kuruma saygısızlık yapmadık, yapmayız.
Yaptığımız haber ile ilgili yaptığı yorumda “Kiliseyi ibadet yeri dışında bir yermiş gibi gösterme gayretleri içerisinde olmak son derece yanlış son derece ölçüsüz bir davranıştır.”
Yeniyol gazetesi olarak, yaptığımız haberlerde ölçüsüz haber yapma gibi bir derdimizin olmadığını bilmeleri gerekir. Bizim gazeteciliği birilerinden öğrenme gibi bir derdimiz veya sıkıntımız yok.
Biz bazı kurumlarda özel isteklerimizi yerine getirildiğinde o kurumun çok iyi çalıştığını, özel isteklerimiz yerine getirilmediği zaman ise için o kurumun başındaki insanın kişilik haklarına hakarete varacak olumsuz haberler yapmadık, yapmayız.
Gazetemizin yapmış olduğu haber ile ilgili geçen 15 günlük sürede Metropolit Melki Ürek ve kilise yetkilileri bugüne kadar cevap vermemesinin gerekçesini gazete olarak hala merakla bekliyoruz.
Acaba o gün özel bir ayin töreni mi düzenlendi, yoksa kiliseye o gün çok özel kişiler geldi de kamuoyundan saklanmak mı istendi?
Meslektaşımıza buradan kamuoyu huzurunda soruyoruz, sizi daha önce her türlü etkinliğine davet eden kilise, görevinizi yerine getirmek ve haber yapmak için Kilise’ye gittiğinizde sizi de içeriye almasalardı, bugün basın giremez deselerdi ne yapardınız?
Şunu iyi bilin ve unutmayın bizim hiçbir dinle, ırkla, kişilerle şahsi sorunumuz yoktur, bizim tek niyetimiz yapılan töreni haber yapmaktı!...
Biz Adıyaman ilinde görev yapan basın adına hakkımızı savunduk diye düşünüyorduk, ancak meslektaşımız Kilise yetkililerine neden basını içeriye almadınız demesi gerekirken, maalesef bize gazeteciliği öğretmeye kalktı.
(Günün sözü: Ya göründüğü gibi ol, ya da olduğun gibi görün- HZ.MEVLANA)
Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!