“Türkiye’nin 55 yıllık girdisinin, çıktısının yeminli, canlı bir şahidiyim. Hem yalnız şahidi mi? Değil!.. Sanığıyım. Mahkûmuyum.”
Yukarıdaki sözlerin sahibi Musa Anter ya da Kürtler tarafından bilinen adıyla Apê Musa, 1918 yılında Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Zıvgê köyünde doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Musa Anter Fırat Öğrenci Yurdu’nu açtı. Yurdun kapısını, Kürt illerinden gelen kimsesiz ve yoksul gençlere açtı. Anter, “yurttaki öğrencilere komünizm aşılamak”la suçlandı. Baskılar artınca yurdu kapamak zorunda kaldı. Baskılar, Şehzadebaşı’nda açtığı Toros Kız Talebe Yurdu’nda da peşini bırakmadı; bu kez de asker kaçağı olmakla suçlandı. Köyüne döndü. Bir süre sonra Diyarbakır’da ‘bölücülük ve Kürtçülük’le suçlanıp tutuklandı. Tekrar İstanbul’a dönen Anter, yeniden Toros Kız Öğrenci Yurdu’nun işletmeciliğini aldı. Suadiye’deki evi, öğrenci, asker ve Kürt illerinden gelenlerle sürekli dolu olurdu. Bu durum devletin resmi belgelerine “Kürt Konsolosluğu” olarak geçti. Musa Anter cezaevinde olmasına rağmen “Kürt Konsolosluğu” devamlı açık tutuldu.
Musa Anter yeniden Diyarbakır’a döndü. 1959’da ‘49’lar ve Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO) davalarından yargılandı. 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbelerinden sonra birçok kez gözaltına alındı. 1944 yılında evlenen Anter, katledilinceye kadar ki sürede, cezaevi ya da siyasal çalışmalarından dolayı eşi ve çocuklarından ayrı yaşadı. Öldürüldüğünde eşini görmeyeli beş yıl olmuştu.
Gazeteci-yazar Musa Anter, birçok dergi (Dicle Kaynağı, İleri Yurt, Dahg, Welat, Reşan, Tevb) ve gazetede yazılar yazdı. Cezaevinde Kürtçe sözlük hazırladı. Halkın Emek Partisi (HEP) kurucu üyesi olan Anter, merkezi İstanbul’da bulunan Kürt Enstitüsü’nün başkanlığını da yapıyordu. En son olarak çalıştığı Özgür Gündem gazetesindeyken sürekli tehdit telefonları alıyordu. Bütün tehditlere rağmen Diyarbakır ve gazeteyi terk etmedi.
Yaşamı halkının özgürlüğü ve kurtuluşu için mücadele ile dolu olan Musa Anter, 20 Eylül 1992’de Diyarbakır’da katledildi.
ape musa
tije welati
dengbeje kırmancu
la law şiyo diyarbekir\'de mendo
lemi lemi lemi
torne exmede xani
biraye seyid rıza\'yı
ma xatire haq sane meso
nika mare kam saniku wano
ape musa
hey gidi şu dağların paşasına
şu köylerin çoluk çoçuğuna
ateşin ortasında kalmış vatanın nazlı ışığı
halay mendili gibi
musa amca
güneşimiz,
dengbeğimiz
hey!ehmede hani\'nin torunu
hey! seyit rıza\'nın kardeşi
gitme n\'olur gitme
sonra kim masal anlatacak bize
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!