23 Mayıs 2012 Çarşamba

Vur emri Ankara'dan

Şırnak’ın Uludere İlçesi Ortasu (Roboski) Köyü’nde TSK’ye ait savaş uçaklarının bombardımanı sonucu 34 kişinin katledilmesine ilişkin Uludere’de inceleme yapan Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyelerinden BDP Mersin milletvekili Ertuğrul Kürkçü komisyon olarak Uludere’de yaptıkları inceleme ve temaslar sonucu edindiği bilgileri ve izlenimleri anlattı. Sorularımızı yanıtlayan Kürkçü, katliam emrinin Ankara’dan verildiğini, tüm verilerin buna işaret ettiğini bir kez daha vurguladı ancak, katliamda yereldeki askeri yetkililerin de sorumluluğuna dikkat çekti.

09 Şubat 2012 Perşembe 23:33
Vur emri Ankara'dan
Şırnak’taki askeri yetkililerle görüşmenizin ardından harekatın  Ankara’dan yönetildiğini, olayın Ankara'da başlayıp Ankara'da bittiğini söylemiştiniz. Ancak Komisyon Başkanı Ayhan Sefer Üstün, “Askerler böyle bir şey söylemedi” diyerek sizi bir nevi yalanladı. Ne diyorsunuz?
Şimdi biz de zaten askerler söyledi demiyoruz. Askerlerin anlattıklarından bu çıkıyor diyoruz. Tümen komutanı sınır ötesi operasyon kararını veremez, kara kuvvetleri komutanı da veremez. Kara kuvvetleri komutanının uçağına kim emir verebilir? Hava Kuvvetleri Komutanı. Hara Kuvvetlerine kim emir verebilir? Genelkurmay Başkanlığı. Bu sınır ötesi harekat. Şaka değil. Böyle olduğu için mantıken söylenenlerin ve söylenmeyenlerin Ankara'yı işaret ettiğini düşünüyoruz. Aslı da budur bence. Çok da Şırnak dolayında gezinmeye gerek yok.

Şırnak’taki askeri yetkililer ‘Bize sorsalardı kaçakçı olduklarını söylerdik’ diyor. Burada yetkililerin kendilerini aklama çabası yok mu?
Bu tam olarak doğru değil. Evet, bölük komutanı olan başçavuşun söylediği söz bu. Ama daha üst düzey yetkililer olaya böyle yaklaşmadığı gibi, onlar aslında hava harekatı olmasaydı sınıra doğru yaklaşmakta olan ne olduğunu bilmedikleri bir hedefe karşı bir uçar birlik harekatı planladıklarını, ancak Ankara’dan gelen emirle bu harekata son verdiklerini söylediler. Dolayısıyla burada iç içe geçmiş iki ayrı operasyon ve iki ayrı harekat düzeyi var. Yerelin hiç sorumluluğu yok tablosuna çabuk fit olmak isteyen arkadaşların aşırı yorumları oldu. Ama sonuçta sınır ötesi darbe için talepte bulunan yerel yetkililer değil. Onlar kendi tedbirlerini almışlar. Eğer bu hava harekatı olmasaydı o gelen köylülerle kendileri karşılaşacaklardı. ‘Bu durumda ne yapardınız’ diye sorduğumuzda, ‘Şu an hiçbir şey diyemeyiz, çünkü biz onların yaklaşan bir gerilla birliği olduklarından şüphe duymuyorduk’ dediler.

'YEREL YETKİLİLERDE SORUMLU'
 
Dolayısıyla Şırnak’taki yetkililerin de sorumluluğu var…
Yereldekiler kışlalarında oturuyorlardı, birden Ankara’dan birileri geldi bombaladı, bu doğru değil. Bu süreçte yerel de merkezle ilişkili, fakat sınır ötesi harekat kararının yerele danışmadan merkezden verildiği görülüyor, bütün veriler bunu gösteriyor, yereldeki askerler de bu sorumluluktan kendilerini korumaya çalışıyorlar.

Askerler de sınırı geçmek isteyen köylülerin önünü kesmişti, köylülerin anlatımına göre…
Askerler, köylülerin köylü olup olmadıkları hakkında ne kadar fikir sahibi, bilmiyorum. Onlar fikir sahibi olmadıklarını söylediler. Sadece o köy değil, Uludere’ye bağlı tüm köyler üzerinde timler oluşturmuşlar, iki helikopterle uçar birlik harekatına hazırlanıyorken bunlara ‘siz geri çekilin’ denmiş. Dolayısıyla koordinasyon bu iki olay arasında belki yok ama Uludere’de zaten askeri faaliyet var, fakat bunu durduruyorlar, uçuşa kapalı saha ilan ediyorlar, uçar birlik harekatı son buluyor, birlikler geri dönüyorlar. Bu arada köylüler bu arada yolların kapalı olduğu sanıyla sınır bölgesinde beklemeye devam ediyorlar. Olay bu.

Kimyasal silah kullanıldığı iddiası var köylülerin. Buna ne diyorlar?
Kimyasal silah iddialarını yetkilileri doğrulamadılar, olay yerine gitmediklerini söylediler. Olay sınırın dışında olduğu için, onların yetkilerinin dışında olduğu için olay yerine gidip inceleme yapmadıklarını söylediler. Adli tıp raporları Uludere ve Diyarbakır savcılıklarında, biz de henüz ulaşabilmiş değiliz.

‘Başbakan bundan kaçamayacak'
 
Demirtaş, Başbakan’a “‘Ne olursa olsun vurun’ emrini sen mi verdin?” diye sormuştu, ancak tatmin edici bir yalanlama gelmedi.
Haklısınız, yalanlayamadı tam olarak, çünkü hepimiz biliyoruz, siyasi irade olmadan böyle bir darbe olamaz. Mantıken emrin nerden olduğunu görüyoruz, ya Başbakan açıklayacak, ya da Meclis Araştırma Komisyonu bu bilgilere erişecek, bundan kaçış yok.

Son olarak bölgedeki izlenimlerinize ilişkin eklemek istedikleriniz?
Şuna dikkati çekmem gerekir: bütün bu ileri demokrasi, sivil kontrol iddialarına rağmen, bölgede görülen burada ikili bir yönetimin olduğu ve askerlerin üstünlüğüne dayanarak bu ikiliğin devam ettiğidir. Bir bütün olarak orada ne valinin ne kaymakamın kendi bölgelerindeki askeri birliklerin harekatları üzerinde söz karar yetki sahibi olmadıklarını anlamış bulunuyoruz. Hükümetin her zaman orduyla bir tür partnerlik durumunda olduğunu söylerken çok da kafamdan uydurmadığımı orada görmüş oldum. Sonuçta askerler lütfen bilgi veriyorlar, onları bilgi vermeye mecbur eden hiçbir şey yok.

SEVGİM DENİZALTI/BİRGÜN

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    Bigpoint 300x250

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Sitemizin yeni tasarımını beğendiniz mi ?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    KİM KİMDİR? Tümü

    KARİKATÜR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV