23 Mayıs 2012 Çarşamba

CHP'li Ağbaba'dan öğrencilere destek

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Ekşi Sözlükte yazdığı yazıdan dolayı 1 ay okuldan uzaklaştırma alan Mikail Boz, çantasında bulunan yumurta başına 44 ay hapisle yargılanan Yiğit Ergün, YÖK’ü protesto etmekten dolayı 1 ay uzaklaştırma alan Okan Karakuş, Deniz Gezmiş’i andığı için bir yıl uzaklaştırma cezası alan Mesut Can, Hopa davasında şemsiye aleyhinde delil olarak kullanılan Nuri Özçelik, Hopa davası kapsamında tutuklanıp saçları zorla kesilen Ömür Çağdaş Ersoy, saçı zorla kestirilen Çağdaş’a destek olmak için saçını kestirdiği için hakkında dava açılan Demet Yılan, ODTÜ’de 5 Ocak Protesto eylemine katıldığı için 115 kişiyle beraber, yüzlerce yıl hapisle yargılanan İlknur Özcan ,ulaşım zamlarını protesto ettiği için ağır ceza mahkemesinde yargılanan Necati Henden isimli üniversite öğrencileri ve Hopa davasından dolayı 6.5 ay hapis yatan ataması yapılmayan Öğretmen Göksel Ilgın ile birlikte ortak bir basın açıklaması yaptı.

15 Şubat 2012 Çarşamba 22:22
CHP'li Ağbaba'dan öğrencilere destek
Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Malatya Milletvekili Veli Ağbaba tutuklu öğrencilerin sorunlarını dile getirdi..CHP Milletvekili Veli Ağbaba, TBMM’nde 10 öğrenciyle birlikte düzenlediği basın toplantısında, suç delili kabul edilen yumurta, pet şişe, şemsiye ve kitapları da göstererek, “Bu mesele iki ayaklı bir canavarın ürünüdür. Bu canavarın bir ayağı AKP patentli Özel Yetkili Mahkemelerdir, diğer ayağı da darbe patentli, kışla kılıklı üniversitelerdir.” Dedi.


CHP MALATYA MİLLETVEKİLİ VELİ AĞBABA’NIN
‘TUTUKLU ÖĞRENCİLER’ KONULU BASIN AÇIKLAMASI METNİ (15.02.2012)

Değerli arkadaşlar bugünkü basın toplantımızın konusu, tutuklu öğrenci meselesidir.
8 Şubatta meclis araştırması yapılması için tutuklu öğrenci meselesini genel kurulda gündeme aldık. Bu konuyla bir konuşma yaptım. Tutuklu öğrencilerin sayılarının ve sorunlarının belirlenebilmesi için meclis araştırması açılmasını istedim. Özelikle dikkat çekmek istediğim bir husus ise, dünya üzerinde “terör” nedeniyle hapishanelerde bulunan insanların üçte birinden fazlasının ülkemizde bulunuyor olmasıydı. Türkiye’nin Nüfusu, Dünya nüfusunun 90’da birinden daha azdır. Dolayısıyla, orantıladığımızda ortaya 30 kattan fazla hapsedilmiş insan sayısı çıkıyor.

Bu anormal durumun ortaya çıkmasında suç ve delil sayılan unsurlara bakmak lazım. Meclis kürsüsünden dile getirdiğim unsurları aynen sizinle paylaşıyorum.

• “Parasız Eğitim” için pankart açmak,
• Saç kestirmek,
• Şemsiye taşımak,
• Poşu takmak,
• Yumurta taşımak
• Konser bileti satmak,
• Üniversite yönetimini eleştirmek,
• Basın açıklaması yapmak,
• 8 Mart Dünya Emekçi kadınlar Gününe katılmak
• 1 Mayısa katılmak,
• Deniz Gezmiş’i anmak
• YÖK’ü protesto etmek,
• Kitap okumak
• Yılmaz Güney afişi asmak.
Bu suçlama ve delillere birer tane de örnek verdim. El kaldırıp indirmeyi milletvekilliği sanan ve konuya dair yüzeysel olsa dahi bilgisi olmayan AKP’li hatip meclis kürsüsünden aynen şöyle konuştu: “Adam öldürme var, uyuşturucu var, gasp var, hırsızlık var, yaralama var, cinsel suçlar var, sahtecilik var, dolandırıcılık var, devam ediyor. Dolayısıyla, dediğiniz devede kulak olan bir şey. Öğrencilerin suçlarını saydıktan sonra AKP’nin önerge karşısındaki tavrını belirti: “Tamamen samimiyetten yoksun, içerikten yoksun, vizyondan yoksun, yalanlarla, iftiralarla dolu bu önergeye “hayır” oyu vereceğiz.”
Ben, öğrenci gençliğin muhalefet hakkından bahsettim. Şiddet içermeyen, basın açıklaması, gösteri ve yürüyüş gibi haklarını kullanan ve çeşitli ortamlarda düşüncelerini beyan eden öğrencilerin vicdansızca cezalandırılmasından söz ettim. Sözlerimin arkasındayım. Bugün verdiğim örneklerin birebir muhataplarıyla buradayız.
Ancak AKP’liler sahtekarlık, hırsızlık gibi unsurları bulmak istiyorlarsa kendi çevresine baksınlar. Hiç aramadan çok sayıda bulacaklardır. Tutuklama furyasını meşrulaştırmak için bütün bir gençliğe çamur atmak iftiranın en büyüğüdür.
Meclis konuşmamda ismini zikrettiğim iki arkadaşımız, işlerinden dolayı gelemediler, onun dışında hepsi burada.
• Marmara Üniversitesi Öğrencisi, Mikail Boz, Ekşi Sözlükte yazdığı yazıdan dolayı 1 ay okuldan uzaklaştırma aldı.
• İstanbul Üniversitesi Öğrencisi Yiğit Ergün, çantasında bulunan yumurta başına 44 ay hapisle yargılanan arkadaş.
• Pamukkale Üniversitesi Öğrencisi Okan karakuş, YÖK’ü protesto etmekten dolayı 1 ay uzaklaştırma aldı.
• İstanbul üniversitesi Öğrencisi Mesut Can, Deniz Gezmiş’i anmaktan bir yıl uzaklaştırma aldı.
• Hacettepe Üniversitesi Nuri Özçelik, Hopa davasında şemsiye aleyhinde delil olarak kullanıldı.
• ODTÜ öğrencisi Ömür Çağdaş Ersoy, Hopa davası kapsamında tutuklandı, cezaevinde saçları zorla kesildi.
• ODTÜ Öğrencisi Demet Yılan, Saçı zorla kestirilen Çağdaş’a destek olmak için saçını kestirdi. Bu delil kabul edildi.
• ODTÜ Öğrencisi İlknur Özcan, ODTÜ’de 5 Ocak Protesto eylemine katıldığı için 115 kişiyle beraber, yüzlerce yıl hapisle yargılanıyor.
• Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi Necati Henden, ulaşım zamlarını protesto etmekten ve 68 kuşağı önderlerini anmaktan ağır hapis cezasıyla yargılanıyor, 12 gün önce tahliye edildi.
• Ataması Yapılmayan Öğretmen Göksel Ilgın, Hopa davasında iddianamede 3 satır yer aldı, 6.5 ay hapis yattı.
• İstanbul Üniversitesi’nden bir öğrenci arkadaşımız Yılmaz Güney’in afişini astığı için okuldan uzaklaştırma cezası aldı.
Hapishanede olan, arkadaşlarımızdan ve meclis kürsüsünden sık sık hedef gösterilen Cihan Kırmızıgül’le ilgili iddiayı da kısaca cevaplandıralım. Cihan’ın iddia namesinde poşu yegane delildir. İşte iddianame burada.
Cihan Kırmızıgül hakkında savcılık makamı beraat talep ediyordu. Ne var ki, Cihan’ın davasının görüldüğü gün, Bekir Bozdağ, çıkıp meclis kürsüsünden “sadece poşu değil, Molotof da var.” dedi. O gün, savcı mütalaayı değiştirdi ve Cihan’a 45 yıla kadar hapis cezası istendi. Cihan’ı iki yıldır hapishanede tutan mahkemenin Hrant Dink davasında “örgüt” bulamayan mahkeme olduğunu sizlere hatırlatmak da yarar görüyorum. Onun için dedim ki: “Bazen örgütler hayal oluyor, bazen de hayaller örgüt oluyor.” Cihan’ın davası hayalin örgüt olmasıdır.
Değerli arkadaşlar; Malatya’da İnönü Üniversitesi’nin tutuklu öğrencilerine ceza yağdırırlarken, stand açmak, bildiri dağıtmak, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününe katılmak hem suç hem de delil kabul edildi ve ceza yağdırıldı.
Öğrencilerin sorunu sadece tutuklanma değildir. Üniversiteler de çok çeşitli nedenlerle cezalar vermektedir. Onun için bu mesele iki ayaklı bir canavarın ürünüdür. Bu canavarın bir ayağı AKP patentli Özel Yetkili Mahkemelerdir, Diğer ayağı da darbe patentli, kışla kılıklı üniversitelerdir. Şimdi sözü arkadaşlarımıza bırakıyorum.

Ağbaba’nın basın açıklamasının ardından öğrenciler de yaşadıkları sorunları dile getirdiler. Öğrenciler AKP’nin haklarında karalama kampanyası yaptığını, ileri demokrasi söylemlerinin asılsız olduğunu, keyfi uygulamalar ile öğrencilerin okuldan uzaklaştırıldığını belirttiler.

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    Bigpoint 300x250

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Sitemizin yeni tasarımını beğendiniz mi ?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    KARİKATÜR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV